Ağustos 30, 2010
Yorumlar kapalı
Belli bir dilek ve niyetle bilhassa kutsal kitapları açıp bulunan yerdeki ifadeleri yorumlama işidir. Bu da Ahmediye, Muhammedi ye, Envar’ul-Aşıkin gibi tasavvuf erbabının yazdığı kitaplarla, Kur’an-ı Kerim yoluyla yapılmaktadır. İran’da ise, Şeyh Sadi-i Şirazi’nin Bostan ve Gülistan’ının kullanıldığı söylenilmektedir. Açılan sayfadan yedi sayfa geriye gidilerek ve o sayfanın tamamı okunarak kişinin durumu hakkında ve geleceğine yönelik bazı yorumlar yapılmaktadır. Ancak bu iş, daha çok tefe’ül amaçlı olarak yapıldığı için faldan farklı görülmüştür.
Şubat 22, 2010
Yorumlar kapalı
Buna “Tefe’ül” ve “Kitap Açmak” da denir. Osmanlı döneminde, daha ziyade okuryazarların başvurdukları bir tür faldır.da denilen bu fal daha çok Orta Doğu ve Afrika’da yaygındır.
Kitap Falı
G”İslam’da Tefe’ül bil-hayr, yani hayırla tefe’ül, kişiye azim ve gayret vereceği için caizdir” diyenler vardır. Ama fala bakmak, baktırmak, bakıcıya başvurmak veya ne şekilde olursa olsun bir şeyi hayra yormamak kesinlikle yasaktır.
Tefe’ül herhangi bir şairin Divan’ından yapılabilir. Mesela, Hazret-i Mevlana’nın “Mesnevi”si, “Divan-ı Kebir”i; Hafız Şirazi’nin Divan-ı, Sadi’nin Gülüstan’ı; Ahmeddiye, Muhammediyye tefe’ül vasıtası olarak kullanılır.
Bazı eski kitapların sayfa başlarında Arapça ya da Farsça:
“Acele et, muvaffak olacaksın!..”
“Bu işten çekinme!..”
“Senin için ganimet var!..”
“Düşmanından korun!..” gibi cümleler yazılıdır.
Söz konusu kitap açılır ve bu cümlelere göre hüküm çıkarılır. Tefe’ül şöyle yapılırmış:
Niyet edilip Fatiha ve İhlas okunur. Sonra Besmele ile mesela, Mesnevi’den rasgele bir yer açılır. Sağ taraftaki ilk satır okunup, anlamına göre hüküm çıkarılır.
“Tefe’ül”ün başka çeşitleri de vardır. Mesela, sabahleyin sokağa çıktıktan sonra karşılaşılan ilk tanıdık kişinin adının anlamı yorumlanır.
