Ağustos 30, 2010
Yorumlar kapalı
Belli bir dilek ve niyetle bilhassa kutsal kitapları açıp bulunan yerdeki ifadeleri yorumlama işidir. Bu da Ahmediye, Muhammedi ye, Envar’ul-Aşıkin gibi tasavvuf erbabının yazdığı kitaplarla, Kur’an-ı Kerim yoluyla yapılmaktadır. İran’da ise, Şeyh Sadi-i Şirazi’nin Bostan ve Gülistan’ının kullanıldığı söylenilmektedir. Açılan sayfadan yedi sayfa geriye gidilerek ve o sayfanın tamamı okunarak kişinin durumu hakkında ve geleceğine yönelik bazı yorumlar yapılmaktadır. Ancak bu iş, daha çok tefe’ül amaçlı olarak yapıldığı için faldan farklı görülmüştür.
Ağustos 30, 2010
Yorumlar kapalı
Günümüzde çok meşhur olan kahve falı, en çok Akdeniz ülkelerinde ve Orta Doğu’da kullanılmaktadır. Bunun da büyük ihtimalle 17. yüzyılda Avrupa’ya girdiği sanılmaktadır. Kahve falından bahseden ilk kaynak, Floransalı falcı Tommaso Tamponelli’dir. Bu günkü uygulamasından çok farklı olan kahve falı, Tamponelli’ye şöyle bakılmaktadır: Kahve telvesi, iyice yıkandıktan ve süzüldükten sonra düz bir tabağa akıtılır ve telvenin tüm yüzeye yayılabilmesi için fincan hafifçe sallanır. Falcı, oluşan şekilleri yorumlar.
Falın bunların dışında ateş falı, su falı, rüya yorumu falı, astrolojik güçlerle etkilendiğini söyleyen vücut şekilleriyle ilgili fal, başın şekline göre yapılan fal, matematik uygunluklar falı, kura çekme suretiyle yapılan fal, çay falı vs… gibi türleri de vardır.
Bazen öyle tekniklerle karşılaşılır ki onun bir çeşit fal olduğunu anlamak adeta mümkün olmaz. Mesela irade dışındaki vücut hareketleri, ani sancılar, seğirmeler, aksırmalar vb. şeylerden anlam çıkarmak, bunları yorumlamak; zehir, kaynar su gibi şeylerle ceza verip ona göre sonuçlar çıkarmak gibi yöntemler bunlardan sayılır. Bazı fallar tabii bir olayı gizemli sayarak onun şifresini çözmeye çalışır ve bu tür işlemlerde çok defa fal ile kehanet birbirine karışır veya karıştırılır.
Ağustos 30, 2010
Yorumlar kapalı
Eldeki çizgilerden kişinin geleceği okuma işidir. El falı, en eski fal şekillerinden biridir. 3000 yıl önceki Hint kaynaklarından Vedalarda yer almaktadır. Ayrıca Aristo’nun bundan söz ettiği ve Orta Çağ el yazılarında örnekleri bulunduğu da söylenmektedir. El falında genellikle avuç içi ön plandadır ama aslında elin tamamını ve hatta tırnakları bile kapsar.
Ağustos 30, 2010
Yorumlar kapalı
Bu da falın en korkunç ve barbarca yapılan bir şeklidir. Çünkü bazı tahminlere göre, bu, kurban edilen kadın veya erkeklerin bağırsaklarını inceleme yoluyla yapılmaktadır. Nöron gibi Roma imparatorları tarafından revaç gören ve ayakta tutulan bu vahşi yöntemin en son örneklerinden birini Fransa Mareşali ve Kara Büyü tutkunu Gilles de Rais’de (1404-1440) bulunuyoruz. De Rais, fal bakmak için birçok çocuğu genç yaşta kurban etmişti.
Ağustos 30, 2010
Yorumlar kapalı
Eski Yunanlılarda ve onlardan önce eski Estrüsklerde kurban edilen koyun veya büyük baş hayvanın bağırsaklarının incelenmesi ile yapılan bir fal türüdür. Bunu uzmanlar yapardı. Bunun için uzmanlar, önce hayvanın davranışlarını, sonra can çekişmesini ve nihayet bağırsaklarını incelerlerdi. Yine uzmanlar tarafından bazen de hayvanın kalbi ve karaciğeri de incelenirdi.
Ağustos 30, 2010
Yorumlar kapalı
Eski bir fal şekli olan karaciğer falı, ilk olarak Keldanilerde sonra da Yunanistan ve Roma’da görülen ve kurban edilen hayvanların karaciğerlerinin incelenip yorumlanmasıyla yapılmaktadır. Büyük İskender’in ölümünün böyle bir fal usulüyle tespit edildiği söylenmektedir.
Ağustos 30, 2010
Yorumlar kapalı
İnsanların ve bazı hayvanların iç organlarına bakılarak yorum yapma işidir. Kullanılan organlar ise genellikle karaciğer ve bağırsaklardır.
Ağustos 30, 2010
Yorumlar kapalı
Eldeki çizgilerden kişinin geleceği okuma işidir. El falı, en eski fal şekillerinden biridir. 3000 yıl önceki Hint kaynaklarından Vedalarda yer almaktadır. Ayrıca Aristo’nun bundan söz ettiği ve Orta Çağ el yazılarında örnekleri bulunduğu da söylenmektedir. El falında genellikle avuç içi ön plandadır ama aslında elin tamamını ve hatta tırnakları bile kapsar.
Ağustos 30, 2010
Yorumlar kapalı
Kuşların uçuş şekli ve seslerinden bir anlam çıkarmak suretiyle gelecek hakkında bilgi verme işidir. Bu fal çeşidi, Cahiliye Arapları’nda olduğu gibi, Antik Roma’da da görülmektedir. Belki de Araplara da onlardan geçmiştir. Kuş falı uzmanları üçlü veya dokuzlu gruplar halinde hareket eder, fal bakarlardı. Onlara sorulmadan Roma’da hiçbir önemli karar alınmazdı.
Ağustos 30, 2010
Yorumlar kapalı
Ülkemizde de yaygın olan bakla falı, Orta Çağ Avrupa’sında, cinlerin veya kötü ruhların baskınına uğradığı sayılan evlerdeki kötü ruhları kovmak için kullanılır ve bu evlerin içine çok sayıda bakla taneleri serpilerek, bunlarla fala bakılırdı. Sonraki yıllarda basitleştirildi. Ayrıca büyücülükle bağlantılı sayıldı.
Eski toplumlarda baklanın büyüsel bir bağlantısı olduğuna inanılırdı. Bu yüzden bazı büyü kitaplarında, görünmez adam olmak için; kış günü yakalanan bir çeşit yılanın öldürülüp, dikine gömülmesi ve ağzında bir bakla ekilerek, ondan biten bir bakla tanesinin dil altına koyulması tavsiye ediliyor.
