Eylül 3, 2010
İnsanların birtakım fizyolojik özelliklerinden, onların karakter ve huylarını tespit etme yöntemidir.
Kur’an-ı Kerim’de fal kelimesi geçmez. Ancak Arapların Cahiliye döneminde şans okları ile fal baktıklarına işaret edilerek bu da “ezlam” tabiriyle ifade edilmekte ve kesin bir ifade ile yasaklanmaktadır.
Tevhid dini olan İslam, şirke asla izin vermez. Bilindiği gibi şirk, Allah’ı inkar etmek değil, tam tersine, Allah’a iman içersinde şeytanın sessizce sokulup iman ehli kişileri sapıttığı çeşitli yollardır ki, İslam, gerçek mümini ortaya çıkarmak için bunları açıklar ve dikkat çeker.
Eylül 3, 2010
Çakıl taşları, hurma çekirdekleri, nohut ve bakla gibi nesnelerle açılan fal türüdür.
Eylül 3, 2010
Kürek kemiğinin rengine göre fala bakma yöntemidir.
Eylül 3, 2010
İnsan vücudundaki çeşitli organlarının seğirme, kaşınma gibi hareketlerinden muhtelif manalar çıkararak bunları iyiye veya kötüye yorma şeklinde yapılan falların ortak adıdır.
Eylül 3, 2010
Su falı olarak anılabilecek olan bu tür falda arraf (falcı, bakıcı) su dolu bir kaba bakarak suyun aldığı renk ve şekillerden birtakım anlamlar çıkarmakta ve gelecek hakkında tahminlerde bulunmaktadır.
Eylül 3, 2010
Çeşitli hayvanlar ve insanların, ses davranış ve izlerinden hareket ederek açılan fallardır.
Eylül 3, 2010
Toprak üzerinde bazı şekiller çizerek bakılan bir fal çeşididir.
Eylül 2, 2010
Eski bir fal şekli olan karaciğer falı, ilk olarak Keldanilerde sonra da Yunanistan ve Roma’da görülen ve kurban edilen hayvanların karaciğerlerinin incelenip yorumlanmasıyla yapılmaktadır. Büyük İskender’in ölümünün böyle bir fal usulüyle tespit edildiği söylenmektedir.
Eylül 2, 2010
Eldeki çizgilerden kişinin geleceği okuma işidir. El falı, en eski fal şekillerinden biridir. 3000 yıl önceki Hint kaynaklarından Vedalarda yer almaktadır. Ayrıca Aristo’nun bundan söz ettiği ve Orta Çağ el yazılarında örnekleri bulunduğu da söylenmektedir. El falında genellikle avuç içi ön plandadır ama aslında elin tamamını ve hatta tırnakları bile kapsar. El falındaki yorum da şu hususlara ve noktalara dayanır:
Elin şekli : Konik el, sivri el, ıspatula şeklindeki el.
Parmaklar : İşaret parmağı, orta parmak, yüzük parmağı, serçe parmağı, baş parmak.
Özellikler : Parmaklar, düz ve normal uzunlukta parmak, öne doğru çıkan parmak, öbür parmakların arkasında düşen parmak, kısa parmak, fazla uzun parmak, sivri parmak, dört köşeli parmak şeklinde sınıflandırılmaktadır.
Eldeki tepeler : Eldeki yüksek yerler, girinti ve çıkıntılar Jüpiter, Satürn, Apollon, Merkür, Merih, Ay ve Venüs tepesi şeklinde adlandırılmaktadır.
Çizgiler : Hayat, akıl, kalp, kader, yıldızlar, haçlar, üçgenler şeklinde çizgiler değerlendirilmektedir. Bu şekillere ve çizgilere göre de insanın hayatı ve geleceği hakkında birtakım şeyler söylenmektedir.
Eylül 2, 2010
Ülkemizde de son yıllarda epeyi meşhur olan ve bir ara her TV ekranında görebileceğimiz kadar yaygınlaşan ve hatta bazı gazetelerin, dergilerin promosyon olarak verdiği acayip şekillerden oluşan Tarot kağıtları ile yapılan faldır.
Tarot kâğıtlarının çıkış tarihi 14. yüzyıl olarak bilinmekte ve buna da o tarihten kalma olduğunu söyleyen Tarot desteleri kaynak olarak gösterilmektedir. Yine bazıları bunların Çin’den veya Hindistan’dan Çingeneler tarafından Avrupa’ya getirildiğini, bazıları da Mısır’dan getirildiğini iddia etmektedir. Mısır’dan geldiğini söyleyenler, bunun eski bir tanrı olan Toth’un kitabının özetlenmiş şekli olduğunu da tezlerine ekler. Tarot kâğıtlarının falcılıkta kullanılması, 18. yüzyılda başlamıştır. Bugün en çok kullanılanı 78’li destelerdir.
Tarot ile ilgilenenler ona çeşitli anlamlar ve değerler vermişlerdir. Bazıları için sadece bir fal aracı sayılmasına karşılık, bazıları içinde o, ruhani bir yolculuğun anahtarı olarak değerlendirilir.
